Beyindeki Hayaletler

Eser: Beyindeki Hayaletler. İnsan Zihninin Gizemlerine Doğru
Yazar: V.S. Ramachandran, Sandra Blakeslee
Çevirmen: Levent Öztürk
326 sayfa.
Boyut: 23×16 cm
ISBN: 978-605-4238-51-4
Etiket Fiyatı: 35,00 TL

İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan “Bilinç nedir?”in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayışımız da yavaş yavaş değişmekte.
Sinirbilimin Sherlock Holmes’u V. S. Ramachandran’ın bu kitabı, birçok nöroloji hastasının gerçek yaşam öykülerinden oluşuyor. Ramachandran; hayalet uzuvlar, beden imgesi ve benliğin aldatıcı doğasına dair bulgularından bahsettiği bu kitabının her bölümünde okuru şaşırtıyor, ve birbirinden ilginç vakalar üzerinden insan doğası ve zihninin bizden sakladığı bazı yönlerini aydınlatıyor.

Omzunun üzerinden arkaya bakıp da kökeni hakkında sorular soran, bu kılsız ve çocuksu primatta kesinlikle tuhaf bir şey var. Daha da tuhafı, beynin başka beyinlerin nasıl çalıştığını keşfetmesi değil yalnızca, aynı zamanda kendi varlığıyla ilgili sorular da sormasıdır: Ben kimim? Ölümden sonra ne oluyor? Zihnimin kökeni beynimdeki sinir hücreleri mi? Eğer böyleyse, özgür iradenin amacı ne? İşte nörolojiyi büyüleyici yapan, bu soruların –beyin adeta kendini anlamak için mücadele etmektedir– özgün ve kendini yineleyen niteliğidir.

Prof. Vilayanur Subramanian Ramachandran, 1951 yılında Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinde doğdu. Bir diplomatın oğlu olduğu için gençlik yıllarının büyük bölümünü Hindistan’ın ve Asya’nın farklı bölgelerinde geçirdi. 1974’te Madras’taki Stanley Medical College’da tıp eğitimi almasının ardından 1978’de Cambridge Trinity College’da doktorasını tamamladı. Doktora sonrası eğitimini Oxford Üniversitesi’nin Psikoloji Bölümü’nde yaptı ve 1983’te girdiği San Diego’daki California Üniversitesi’nde 1998’den beri öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Aynı üniversitenin Beyin ve Biliş Merkezi’nin yöneticisidir. Hakkında daha geniş bilgi için bkz. http://cbc.ucsd.edu/ramabio.html
Sandra Blakeslee, The New York Times’ın ödüllü bilim yazarıdır. Dr. Judith Wallerstein’la birlikte, çoksatar olmuş Second Chances ve The Good Marriage isimli kitapların ortak yazarıdır. New Mexico’nun Santa Fe şehrinde yaşamaktadır. Hakkında daha geniş bilgi için bkz. http://www.sandrablakeslee.com

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Eser: Sinema Söyleşileri 2010
Yayına Haz.: Ezgi Aktaş, Kıvanç Esen, Nihan Katipoğlu, Nil Perçinler
499 sayfa.
Boyut: 13,5x21sm
ISBN: 978-605-4238-55-2
Etiket Fiyatı: 30 TL

Can Dündar, Durul ve Yağmur Taylan, Ediz Hun, Elia Suleiman, Engin Günaydın, Enis Rıza Sakızlı, Gani Müjde, Kenan İmirzalıoğlu, Mazhar Alanson, Nurgül Yeşilçay, Tayfun Pirselimoğlu, Tuna Kiremitçi, Zeynep Dadak… Bütün bu isimlerin ve daha nicelerinin ortak noktası 2010 yılında Mithat Alam Film Merkezi’nin konuğu olmaları. Sinema serüvenlerini, sanat hayatlarını, yazarlıklarını ya da müziği bizimle paylaşan, çokca sinema ve hayat konuştuğumuz, konuştuklarımızı bu kitaba aldığımız 44 konuk, bu kitaba girmeyen ama keyfi hâlâ damaklarımzda olan pek çok söyleşi…

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Kuzgun

Edgar Allan Poe
Çeviren ve Derleyen: Oğuz Baykara

I. Hamur, 35 sayfa.
Boyut: 13,5×21 cm
ISBN: 978-605-4238-57-6

Etiket Fiyatı (kdv dahil): 8 TL
Yayıncı: BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YAYINEVİ

Bu kitap, Edgar Allan Poe’nun “Kuzgun” isimli ünlü şiirinin yeni ve güçlü bir çevirisi ile Poe’nun “Yazın Sanatının Felsefesi” isimli metninden “Kuzgun”un yazılma sürecini içeren bölümü bir araya getiriyor. Bu yeni “Kuzgun” çevirisi yalnızca bir çeviri değil, özgün şiire bir Türkçe sadâ kazandırma çabasının ürünü.
“Sonunda şiirimin çatısı ortaya çıkmıştı. Şiirimin adı “Kuzgun” olacaktı. Bu kuş zaten meşum, uğursuz bir hayvan olarak biliniyordu ve devamlı aynı kelimeyi her hecenin sonunda melankolik bir tonla tekrar edecekti. Burada hemen mükemmel bir şiirin mutlaka bir amacı olması gerektiği aklıma geldi. İnsanlığı en çok hüzne boğan evrensel acı ne olabilir diye sordum kendime. Cevabım “ölüm” oldu. İşin estetik tarafını düşünerek ölümü şiirselleştirmem gerekiyordu. Şiir ancak bu şekilde daha önceden düşünmüş olduğum “güzellik” unsurunu içerebilecekti. Güzellik ve ölüm! Bunlar nasıl yan yana gelebilirdi? Ancak güzel bir kadının ölümüyle! Güzel bir kadın ölecekti, ama onun bu güzelliğini kim dile getirecekti? Tabii ki arkada kalan zavallı sevgilisi… Ağıt tutmak ancak onun dudaklarına yakışabilirdi.”

Edgar Allan Poe (1809-1849), ABD’li şair, kısa öykü yazarı, editör ve edebiyat eleştirmeni. Amerikan Romantik Akımının öncülerinden ve ABD’nin ilk kısa hikâye yazarlarındandır. Modern anlamda korku, gerilim ve polisiye türlerinin de öncüsüdür. Bugün birçok kimse tarafından ABD’nin ilk büyük yazarı kabul edilse de, Poe hayattayken akademisyenler ve eleştirmenlerden yeterince ilgi görmemiştir. Ancak görüngübilimsel, yapısalcı ve postyapısalcı eleştirmenlerin son zamanlarda yaptığı çalışmalar, Poe’nun, anlatı sanatını belki de on dokuzuncu yüzyılda yaşamış diğer Amerikalı yazarlardan çok daha iyi kavramış bir deha olduğunu göstermektedir. Bugün artık Poe bir kurmaca ustası ve modernist imgelemin habercisi olarak kabul edilmektedir.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Dilbilim Sözlüğü

Eser: Dilbilim Sözlüğü
Yazar: Kâmile İmer, Ahmet Kocaman, A. Sumru Özsoy
351 sayfa.
Boyut: 21×13,5 cm
ISBN: 978-605-4238-53-8
Etiket Fiyatı: 30,00 TL

Terimler, bilindiği gibi, bir bilim dalının yapıtaşlarıdır; dil gibi herkesin ortaklığı bulunan bir alanda bu yapıtaşlarının açık, saydam bir biçimde belirlenmesi daha çok önem kazanmaktadır. Toplumbilimleri içinde seçkin bir yeri olan çağdaş dilbilimin yüzyılı aşmış bir geçmişi bulunuyor. Türkiye’de R. H. Özdem’in ilk dilbilim dersini verdiği 1933 yılından bu yana dilbilim dersleri okutulmaktadır. Özellikle 1970’lerden bu yana dilbilimdeki gelişmelere koşut olarak yeni bir terimler sözlüğü hazırlanması bir zorunluluk olmuştu. Yaklaşık 1500’ü tanımlanmış olan, önerilenlerle birlikte 2000’e yakın terim içeren bu sözlük, elbette bir son değil, bir başlangıçtır.

Prof. Kâmile İmer, Ankara Üniversitesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (KKTC) görev yaptı, Başkent ve Anadolu üniversitelerinde ders verdi; Viyana Üniversitesi’nde Dilbilim ve Doğubilim enstitülerinde araştırmalar yaptı. İlgi alanı toplumdilbilim, özellikle dil planlaması. 1990-2010 yılları arasında Dilbilim Araştırmaları adlı süreli yayında yayın kurulu üyesi ve eş editör olarak görev yaptı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarda yayın ve danışma kurulu üyesi, ulusal ve uluslararası düzeydeki dilbilim kurultaylarında düzenleme kurulu ve seçici kurul üyesi olarak görev aldı. Yunus Nadi Armağanı yarışmasında üçüncülük (1973), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilim Dalı Bilim Ödülü (1999) aldı.
Prof. Ahmet Kocaman, 10 yılı aşkın ilkokul ve ortaöğretim öğretmenliğinin ardından Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi bölümünde akademik çalışmalarını sürdürdü ve Dilbilim Araştırmaları dergisi ile ulusal ve uluslararası dilbilim kurultayları aracığıyla, ayrıca 1983 öncesi TDK’daki çalışmalarıyla dilbilim ve Türkçe çalışmalarına katkıda bulunmaya çalıştı. Başlıca ilgi alanları uygulamalı dilbilim, söylem incelemeleri, çeviri kuram ve uygulamaları, Türkçe ve yabancı dil öğretimidir. Son yıllarda özellikle Çağdaş Türk Dili ve Türk Dili dergileri yoluyla kamuoyunda dilbilim ve Türkçe konusunda duyarlık oluşmasına katkıda bulunmaya çalışmaktadır.
Prof. A. Sumru Özsoy, Boğaziçi Üniversitesi Dilbilim yüksek lisans programını tamamladıktan sonra kuramsal dilbilim alanında doktora çalışmalarını University of Michigan’da yapmıştır. 1983 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nde dilbilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Çalışmaları sözdizim kuramı, Türkçe’nin sözdizimi, Kafkas dillerinin yapısı, Türk İşaret Dili’nin yapısı üzerinde yoğunlaşmıştır.

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Yazar: Aydın Aytaç

Eser: Kalbe Adadığım Bir Hayat. Anılarım

144 sayfa.

Boyut: 21×13,5 cm

ISBN: 978-605-4238-54-5

Etiket Fiyatı: 24,00 TL

 

Kalbe Adadığım Bir Hayat, ünü Türkiye sınırlarını aşmış öncü bir kalp cerrahı olan Aydın Aytaç’ın mesleki biyografisidir. Onun meslek hayatının hikâyesini okurken aynı zamanda Türkiye’de kalp cerrahisinin kuruluş ve gelişiminin tarihini de izliyoruz. Bu eser sayesinde, meslektaşları için yol gösterici, hastaları için kurtarıcı olmuş humanist bir cerrahın hayatına hoş anekdotlarla, fotoğraflarla, belgelerle tanıklık ediyoruz. Kitabın sonunda yer alan ve gerçek bir vakaya dayanan dokunaklı öykü ise insanın içine işliyor.

Aydın Aytaç, 1931 yılında İstanbul’da doğdu. Kalp cerrahisi konusunda Türkiye’nin öncü cerrahlarındandır. 1955 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Emory Üniversitesi’nde (ABD) kalp cerrahisi ihtisası yaptı. Türkiye’ye döndüğünde gerçekleştirdiği ilk ameliyat ile akciğer-kalp makinalı açık kalp ameliyatlarını başlattı. 1964’te doçent, 1969’da profesör oldu. İlk fallot tetralojisi, ilk transpozisyon, ilk A-V kanal defekti, ilk sağ ve sol çift çıkımlı ventrikül ameliyatı gibi pek çok ilke imza atmıştır. Ayrıca pediatrik ve bebek kalp cerrahisinin de Türkiye’deki kurucusudur. Çok sayıda kalp cerrahı yetiştiren Aydın Aytaç, birçok uluslararası başarının da sahibidir; başta Amerika ve Avrupa olmak üzere dünyanın önde gelen bütün kalp cerrahi cemiyetlerinin üyesidir ve 1998’de Avrupa Board üyeliğine, 1999’da da Avrupa Board’u imtihan heyetine seçilmiştir. 1996’da Avrupa Kardiovasküler Cerrahi Ulusal Delegesi ve Ulusal Vasküler Cerrahi Onursal Üyesi, 2004’te Avrupa Kardivasküler Cerrahi Derneği Şeref Üyesi olmuştur. Halen Türkiye Kalp-Damar Cerrahi Derneği Onursal Başkanıdır. Yurtiçi ve yurtdışında 7 bilimsel ödül kazanmış olan Aydın Aytaç’ın, 60’ı yurtdışında olmak üzere 300’den fazla bilimsel yayını ve tebliği bulunmaktadır.

Posted in Uncategorized | Leave a comment